Hıdırellez
As for all Turkmen Alewis, “Hıdırellez” has an important meaning for the village of Akçesme (Çanakkale) where people still celebrate May 6-7-8 according to their traditions. Celebrations in the village start with the exchange of congratulatory wishes in the early hours of the morning, and all villagers gather in the village square to share their offerings (consisting of peanuts, candies and various snacks) with one another. In the past, the offerings would be exchanged with children going from house to house but with the decline in the young population, the tradition is now carried on by older women in the village. After the exchange of offerings, each household would definitely sacrifice an animal.
It is also important to the Turkmens to visit the cemetery but unlike a regular visit, the entire village goes to the graveyard in the morning hours and spends the day among the graves. The sacrificed animals are cooked and eaten, and the villagers walk around the village again to give away their offerings. The people are so intertwined with the graves that some place their dishes and cutlery on the grave, and some of them even sleep next to the graves. The purpose is to keep the dead company and include them at the table.

Hıdırellez
Tüm Türkmen Alevilerinde olduğu gibi Çanakkale’nin merkeze bağlı Akçeşme Köyü'nde de Hıdırellez'in önemli bir anlamı vardır ve halen 6-7-8 Mayıs günlerinde geleneklerine uygun bir şekilde kutlama yaparlar. Köyde kutlamalar sabahın erken saatlerinde bayramlaşmalar ile başlar ve tüm köylü köy meydanında bir araya gelerek adaklarını (kabuklu fıstık, şeker ve çeşitli çerezlerlerden oluşur) birbirleri ile  paylaşırlar. Geçmişte çocukların ev ev gezmesi ile adaklar paylaşılırken köyde çocuk nüfusunun azalması ile bu geleneği artık yaşlı kadınlar sürdürmektedir. Adak paylaşımının ardından her hane mutlaka bir kurban keser.
Türkmenler için mezarlık ziyareti de önemlidir ancak normal bir ziyaretten farklı olarak tüm köylü sabah saatlerinde mezarlığa gider ve akşama kadar mezarlar ile iç içe yaşar. Kesilen kurbanlar pişirilip yenir ve yine köylüler sofraları dolaşarak adak dağıtırlar. İnsanlar mezarlar ile öyle iç içedir ki, kimisi bardağını çanağını mezar üzerine koyar, kimisi mezara yaslanarak uyur. Amaç ölüleri yalnız bırakmamak ve onları da sofraya dahil etmektir.
Back to Top